ana sayfa > Edebiyat > Cevapsız Sorularım

Cevapsız Sorularım

Pazartesi, 02 Şub 2009 yorum ekle yorumlara git

Yaşadığımız dünya çok kötü ve acımasız değil mi? Aslında kötü ve acımasız olan evet biz insanlar. Hiç kendi kendinize sordunuz mu bunları? Cevabı evet olanlar benim için sevindirici. Çünkü kaygılarında yalnız olmadığını bilmek insana açıklama, dile getirme ve yazma gücü verir öle değil mi?

İnsan bazen kendi kendine sormadan geçemiyo. İnsanlar ne zaman bu kadar kötü olabildi? Ya da kötü olmaya zorlandı. Sevgi, anlayış, acıma duygusu ve buna benzer şeyler nereye gitti? İnsanlar benliklerinden ne zaman bu kadar uzaklaştı? Cevap vermek çok güç değil mi?

Peki ya aşk? Aşka ne oldu ya da olmakta? Dünyadaki en güzel mutluluklardan biri olan aşka…

Eski zamanlardaki gibi saf ve temiz aşklar günümüz dünyasında pek de yaşanmamakta öyle değil mi? Peki ne oldu bu saf ve temiz aşklara? Bir kutuya hapsolup dünyanın dibine mi girdi? Çıkarlar, arzular ve istekeler çoğaldıkça aşkın gücü de o denli azalmakta şu fani dünyada. Günümüzün en büyük sorunlarından biri de aldatmalar değil midir? Peki ya insanlar sevgililerini neden aldatırlar? Hiç düşündünüz mü? Daha fazla kişiyle birlikte birlikte olarak egolarını tatmin etmek ya da çevresine hava atmak için mi? Ya da buna benzer nedenlerden dolayı mı? Anlamak çok zor gerçekten. Bu tür insanlar yaptıkları yanlışların farkına ne zaman varacaklar? Ne zaman kalp ve de kalpler kırmayı bırakacaklar? Ne zaman bu rezilliğe bi son verecekler? Aslında kaygım ve endişem bu insanlara değil. Onların kırdığı, incittiği adam gibi sevmesini bilen insanlara. Bu insanların hiçbir suçu yok. Tek suçları adam gibi sevmeleri ve sonsuz bir güvenle bağlanmaları. Aslında kaybetmiş gibi gözükseler de asıl kazananlar onlardır. Bazıları farkına varamasa da.

Aslında tek bi dileğim var. Bu temiz kalpli masum insanların karşısına kendisi gibi birilerinin çıkması ve aşkın gücünün galip gelmesi ve tüm dünyaya hakim olmasıdır. Kötülere gelince onlar da elbet bir gün hak ettiğini nasıl olsa bulurlar öyle değil mi…?

EMRE UZUNOĞLU


VN:F [1.9.16_1159]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
Cevapsız Sorularım, 10.0 out of 10 based on 1 rating
Categories: Edebiyat Tags: , , ,
  1. Ali
    Salı, 03 Şub 2009 zamanında 12:55 | #1

    Ayakta alkışlıyorum, çok güzel bir yazı çıkarmışsınız.

    VA:F [1.9.16_1159]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.16_1159]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  2. Salı, 03 Şub 2009 zamanında 16:00 | #2

    “Bu tür insanlar yaptıkları yanlışların farkına ne zaman varacaklar? Ne zaman kalp ve de kalpler kırmayı bırakacaklar? Ne zaman bu rezilliğe bi son verecekler?”

    Zayıf insanların kuvvetli özellikleridir bunlar.

    Anlamak için çok kafa yorulması gereken bir kişilik değillerdir aslında.

    En iyi hekim reçetesi kendi hallerinde bırakmak ve “benden uzak dur” demek olsa gerek…

    Eline sağlık yine döktürmüşsün :)

    VN:F [1.9.16_1159]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VN:F [1.9.16_1159]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  3. Emre
    Çarşamba, 11 Şub 2009 zamanında 10:24 | #3

    Yorumlar için çok teşekkürler :D

    VA:F [1.9.16_1159]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.16_1159]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  4. yüsra
    Salı, 22 Ara 2009 zamanında 21:37 | #4

    tebrikk ederimm süpersin sema iyi ki sınıf ögretmenligini okuyorsun …

    VA:F [1.9.16_1159]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.16_1159]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  1. şimdilik geri bağlantı yok